1. Anasayfa
  2. Avrupa

Venedik’te Gezilecek Yerler Rehberi

Venedik’te Gezilecek Yerler Rehberi
0

Venedik’te gezilecek yerler hakkında konuşulduğunda, bu benzersiz şehir genellikle “hayal ürünü bir yer mi yoksa yoğun bir eğlence parkı mı” olarak tanımlanır. Eleştiriler genellikle aynı: Aşırı pahalı, kötü kokulu, turist dolu ve son derece kalabalık. Ancak Venedik, adeta paralel bir evrenden çıkmış gibi kendine has ve büyüleyici atmosferiyle herkesi etkiler. Burayı ziyaret etmek, unutulmaz anlar yaşatacak bir deneyimdir.

İtalya’nın durmaksızın güzelliğiyle övünen şehirlerinden biri olan Venedik, eşsiz bir lagün sisteminin tam kalbinde yer alır. Tarih boyunca Marco Polo gibi ünlü gezginlerin keşiflerine ve Venedikli tacirlerin ticaret zekasına ev sahipliği yapmış olan bu şehir, Orta Çağ’dan itibaren özellikle İpek Yolu üzerinde Avrupa’ya açılan önemli bir ticaret kapısı olmuştur. La Serenissima olarak da bilinen Venedik Cumhuriyeti’nin başkenti olan bu muazzam şehir, özellikle tarihi boyunca sularla mücadele eden mimarisiyle tanınır. Sokakları ve meydanları her yıl su baskınlarına maruz kalırken, evleri yavaş yavaş sular altında kalmaya devam ediyor ve küresel ısınmanın tehdidi altında.

Venedik’te gezilecek yerler listesi, şehrin bu eşsiz tarihini ve kültürünü keşfetmek için can atıyorsanız, sizleri bekliyor. Küresel ısınmanın etkileriyle mücadele eden bu tarihi şehir, ziyaretçilerine hala sıradışı güzellikler sunmaya devam ediyor. Şehri ziyaret etmek, sadece tarihi yapıları ve büyüleyici kanalları görmekle kalmayıp, aynı zamanda bir zamanlar dünyanın dört bir yanına yayılan zengin Venedik kültürünü deneyimlemek anlamına geliyor.

Venedik’i ziyaret etmek, onun turistik kalabalığına ve bazı olumsuz yönlerine rağmen, kesinlikle kaçırılmaması gereken eşsiz bir deneyim sunuyor. Venedik’te gezilecek yerler keşfedilmeyi bekleyen tarihi ve kültürel hazinelerle dolu.

Venedik’in büyüleyici güzelliği, şehrin hem bir lütfu hem de bir belası haline gelmiş durumda. Turist akını yıl boyu hiç durmaksızın devam ediyor, adeta şehri turistlerden ayak bastı parası aldıracak kadar yormuş durumda. Her köşe başı aşırı turistik, kalitesiz ve gereksiz derecede pahalı. Bu durum, Venedik’i bir tema parkından ayırt etmeyi zorlaştırıyor.

Ancak Venedik, hala bir rüya şehir olma özelliğini koruyor. Gondollar ve Vaporetto’lar, film setlerini andıran kanallarda süzülüyor; her biri sanat eseri niteliğindeki köprüler, güvercinlerle dolu meydanlar ve gün batımında aperitiflerin turuncusu ile gökyüzünün turuncusunun birleştiği akşamlar, şehrin parlak günlerini aratmıyor. Bu rüya şehrin tadını en iyi şekilde çıkarabilmeniz için, bu yazımızda Venedik’te gezilecek yerler ile ilgili öneriler sunuyor, ayrıca bölgesel konaklama ve yeme-içme tüyolarımızla birlikte 3 günlük Venedik gezi rotanızı paylaşıyoruz. Şimdiden harika bir tatil geçirmenizi dileriz.

Venedik’in sokaklarında dolaşırken, her adımda tarihle iç içe bir yolculuğa çıkacaksınız. Şehrin göz alıcı mimarisi, renkli tarihî dokusu ve romantik atmosferi, Venedik’te gezilecek yerler listesini zenginleştiriyor. Venedik, her köşesinde yeni bir keşif sunarak ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatmaya devam ediyor.

Planınızı yaparken, Venedik’te gezilecek yerler hakkında detaylı bilgilere ulaşmak, bu büyüleyici şehri keşfetmenize yardımcı olacak. Gezi rotanızı oluştururken, Venedik’in sunduğu estetik ve tarihi zenginliklerden tam anlamıyla faydalanmak için bizim önerilerimizi dikkate alabilirsiniz. Venedik, her ziyaretçisine kendi masalını yaşatmayı vaat ediyor.

Venedik’te Gezilecek Yerler Seyahati Planlaması

Venedik'te Gezilecek Yerler Seyahati Planlaması

Venedik’e havayoluyla seyahat etmeyi planlıyorsanız, Türkiye’den direkt uçuşların olduğu Venedik Marco Polo Havalimanı sizin ana durağınız olacak. Seyahat öncesinde, uçak bileti fiyatları için farklı havayollarını karşılaştırmayı unutmamanızı öneririz. Böylece en uygun fiyatlı seçeneği bulabilirsiniz.

Venedik’e uçak bileti arayışınızda, Venedik Marco Polo Havalimanı için uygun fiyatlı seçenekler bulmak istiyorsanız, farklı havayollarının tekliflerine göz atın.

Havalimanından şehir merkezine veya tam tersi bir rota için, ATVO isimli yerel şirketin havalimanı shuttle servisleri en pratik ulaşım yöntemlerinden biridir. Havalimanının şehre olan yakınlığı sayesinde bu yolculuk yaklaşık 20 dakika sürer. Shuttle servisi için online biletinizi önceden alabilirsiniz.

Bu pratik bilgiler, Venedik’te gezilecek yerler keşfinizi daha keyifli ve sorunsuz hale getirecek. Havalimanından şehre kolayca ulaşım sağladıktan sonra, Venedik’in eşsiz güzelliklerini keşfetmeye hazır olacaksınız. Gerek Venedik kanallarında gondol gezintisi, gerekse tarihi sokaklarda yürüyüş yaparak şehrin büyüsüne kapılacaksınız. Unutulmaz bir Venedik deneyimi için, planınızı şimdiden yapmaya başlayın ve bu eşsiz şehri keşfetmek için hazırlıklı olun.

Venedik’e Ne Zaman Gidilir?

Venedik’e Ne Zaman Gidilir

Venedik’in çeşitli mevsimlerde sunduğu deneyimleri ve Venedik’te gezilecek yerler için en uygun zamanları anlatan bu rehber, seyahat planınızı yaparken size yol gösterecek.

İlkbahar: Venedik için en keyifli zamanlardan biri ilkbahardır. Nisan ve Mayıs ayları, sıcaklıkların gezmek için oldukça uygun olduğu, şehrin henüz aşırı sıcaklara maruz kalmadığı dönemlerdir. Ancak, bu dönemde okul gezileri ve turist sezonunun başlamasıyla birlikte kalabalıklar da artış gösterir. İlkbaharda Venedik’te gezilecek yerler için dolaşmak, mevsimin serinliğinde şehri keşfetmek demektir.

Sonbahar: Özellikle Ekim, Kasım ve Aralık ayları, Venedik’te yürüyüş yapmak için ideal sıcaklıklara sahip olup, fotoğrafçılar için ışık ve renklerin en güzel olduğu zamanlardır. Yaz kalabalıklarının azalmış olmasına rağmen, şehir hala hareketli olabilir. Sonbahar, Venedik’te gezilecek yerler arasında dolaşmak ve şehrin büyüleyici manzaralarını fotoğraflamak için mükemmel bir zaman.

Yaz: Yaz ayları, Venedik’in en sıcak ve en turistik dönemidir. Bu mevsimde şehri ziyaret etmek istiyorsanız, sıcak ve kalabalıktan kaçmak için Lido Adası gibi plajları olan yerleri ziyaret etmeyi düşünebilirsiniz. Lido, yaz sıcağında serinlemek ve kalabalıktan uzaklaşmak için ideal bir kaçış noktasıdır.

Kış: Şehri gezmek için en zorlu zaman kış aylarıdır. Soğuk hava, dışarıda geçirilecek zamanı sınırlayabilir. Ancak, Şubat ayında düzenlenen ünlü Venedik Karnavalı bu mevsimi özel kılar. Karnavala katılmak istiyorsanız, bilet ve konaklama rezervasyonlarınızı erken yapmalısınız, zira son dakika planları sizi yer bulma konusunda zorlayabilir.

Her mevsimde farklı bir yüzünü gösteren Venedik, Venedik’te gezilecek yerler için birçok seçenek sunarak ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatır. Hangi mevsimde gelirseniz gelin, şehrin tarihi, kültürü ve benzersiz atmosferi sizi büyüleyecek.

Venedik Kaç Günde Gezilir?

Venedik’i ziyaret etmek için en ideal süre, bizim önerimizle, en az üç gündür. Bu süre içinde iki buçuk günü şehrin büyüleyici sokaklarını keşfetmek ve tarihi mekanları ziyaret etmek için ayırabilir, kalan yarım gününüzü ise Venedik’in çevresindeki adaları keşfetmek için kullanabilirsiniz. Sıkça gelen bir soru olan “Venedik için bir gün yeterli mi?” sorusuna yanıtımız kesinlikle hayır. Evet, bir günde şehir hakkında temel bir fikir edinebilirsiniz, ancak bu, Venedik’te gezilecek yerlerin çok azını görebileceğiniz anlamına gelir.

Üç gününüzü Venedik’e ayırarak, şehrin zengin tarihini, benzersiz mimarisini ve canlı kültürünü daha derinlemesine deneyimleme şansı bulabilirsiniz. Bu süre zarfında, Venedik’in en ünlü simgelerinden gizli köşelere kadar her yeri keşfetmek için yeterli zamanınız olacak. Venedik’teki gondol gezintileri, San Marco Meydanı ve Rialto Köprüsü gibi ikonik mekanlar, bu şehrin sadece başlangıç noktalarıdır.

Kısacası, Venedik’te gezilecek yerler listesi oldukça uzun ve çeşitlidir. Venedik, her köşesinde yeni bir hikaye ve keşif vaat eden bir şehirdir. Bu yüzden, Venedik’i gerçekten deneyimlemek istiyorsanız, ona yeterli zaman ayırmalı ve bu büyüleyici şehri aceleye getirmeden keşfetmelisiniz.

Venedik’in Hangi Bölgesinde Konaklamalı

Venedik’te konaklama yaparken seçilebilecek çeşitli bölgeler mevcut, her biri kendine özgü karakteri ve avantajları ile öne çıkıyor. İşte şehrin en popüler bölgeleri ve konaklama önerilerimiz:

San Marco: En Turistik Bölge Venedik’in kalbi ve en turistik merkezi olan San Marco, şehrin simgelerini barındırıyor. Burası, Venedik’te gezilecek yerler arasında kolayca yürüyerek ulaşabileceğiniz ve vaporetto kullanmanıza gerek kalmadan gezilebilecek bir konumda. Ancak, San Marco’nun merkezi olması nedeniyle konaklama ve yeme-içme seçenekleri, şehrin diğer bölgelerine kıyasla daha pahalıdır.

Castello: Favori Seçim San Marco’nun hemen yanında yer alan Castello bölgesi, daha sakin bir atmosfere sahiptir. Daha az turistik olması ve nitelikli otelleri ile bizim de tercih ettiğimiz bir bölge. Lokal restoranlar ve barlar, gerçek Venedik atmosferini yaşamanızı sağlayacak sosyal alanlar sunuyor.

Dorsoduro: Genç ve Hip Venedik’in üniversite bölgesi olan Dorsoduro, genç nüfusun verdiği dinamizmle dikkat çeker. Sanat galerileri, müzeler ve sosyal etkinliklerle dolu bu bölge, gece hayatıyla da öne çıkıyor. Konaklama fiyatları daha uygun olduğu için, biraz daha ekonomik bir seçenek arayanlar için idealdir.

Cannaregio: Bohem Tarz Venediklilerin yoğun olarak bulunduğu Cannaregio, şehrin en bohem bölgesidir. Özellikle Fondamenta de la Misericordia civarı, pazar günleri yerel halkın buluşma noktasıdır. Bu bölge, şehrin yerel kültürünü yakından tanımak isteyenler için mükemmel bir tercihtir.

Giudecca: Ekonomik Konaklama Giudecca Adası, ana adadan biraz daha izole olması nedeniyle konaklama açısından en uygun fiyatlı yerlerden biri. Ancak, Venedik’te gezilecek yerlere ulaşım için sık sık vaporetto kullanmanız gerekecek.

Santa Croce: Önerilmeyen Bölge Santa Croce, şehrin diğer bölgelerine göre daha uzakta kaldığı için ulaşımı zor bir bölge olarak öne çıkıyor. Eğer burada konaklamayı düşünüyorsanız, ulaşım konusunda bazı zorluklarla karşılaşabileceğinizi göz önünde bulundurmanız gerekiyor.

Bu rehber, Venedik ziyaretiniz sırasında Venedik’te gezilecek yerler ve konaklama için en uygun bölgeler hakkında fikir sahibi olmanızı sağlayacaktır. Her bölgenin kendine özgü özelliklerini değerlendirerek, sizin için en uygun olanını seçebilirsiniz.

Araba Kiralamak Gerekir mi?

Venedik’te araç kullanma fikrini hemen unutun, çünkü burada araba yolları bulunmuyor. Bu eşsiz şehirde, ulaşımı yalnızca yürüyerek veya su üzerinde sağlayabilirsiniz. Şehrin ana ulaşım araçlarından biri olan vaporettolar, otobüs mantığıyla çalışır ve şehrin birçok noktasına duraklar aracılığıyla ulaşmanızı sağlar. Ayrıca, gondollara benzer şekilde çalışan ve dolmuş mantığıyla hizmet veren büyük Traghetti’ler de Venedik’te ulaşım için tercih edebileceğiniz diğer seçenekler arasında yer alır. Bu ulaşım araçları hakkında daha fazla bilgiyi aşağıda detaylı olarak bulabilirsiniz.

Venedik, yürüyerek keşfetmek için ideal bir şehirdir. Dar sokakları, tarihi köprüleri ve kanalları boyunca yapılan yürüyüşler, Venedik’te gezilecek yerler arasında en keyifli deneyimlerden biridir. Eğer daha hızlı ve verimli bir şekilde şehri gezmek istiyorsanız, vaporetto seçeneğini değerlendirebilirsiniz. Bu su otobüsleri, şehrin birçok önemli noktasına erişim sağlar ve özellikle turistler için pratik bir çözümdür.

Traghetti ise, daha kısa mesafeler için kullanabileceğiniz ve gondolların büyük versiyonları olarak düşünülebilir. Bu büyük gondollar, kanallar üzerindeki belirli noktalardan karşıya geçmek isteyen yerel halk ve turistler için ekonomik bir seçenek sunar.

Bu bilgiler ışığında, Venedik’te ulaşımın kendine has yöntemleri olduğunu unutmayın ve şehri keşfederken bu eşsiz deneyimlerin tadını çıkarın. Venedik, yürüyerek ya da su üzerinde seyahat ederek keşfedilebilecek, dünya üzerinde benzersiz bir destinasyondur.

Venedik’e Gelmeden Önce Bilmeniz Gerekenler

Venedik’in nasıl bu kadar büyüleyici bir şehir haline geldiğini, dünyaca ünlü ne gibi özelliklere sahip olduğunu, yürüyerek nasıl keşfedilebileceğini, neden sık sık su baskınlarına uğradığını ve Venedik’te nasıl ulaşım sağlayabileceğinizi merak ediyor musunuz? Tüm bu sorularınızın cevaplarını, şehre yapacağınız ziyaretten önce bilmeniz gereken her detayla birlikte Venedik Gezi Rehberimizde sizler için açıkladık.

Bu kapsamlı rehberimiz, Venedik’i ziyaret etmeyi planlayan herkes için vazgeçilmez bir kaynak niteliğinde. Venedik’in tarihi ve kültürel zenginliklerini, Venedik’te gezilecek yerleri ve bu eşsiz şehri yürüyerek keşfetmenin püf noktalarını detaylı bir şekilde ele alıyoruz. Ayrıca, şehrin zaman zaman sular altında kalmasının ardındaki nedenleri ve bu durumun şehir yaşamına etkilerini de inceliyoruz.

Venedik’te ulaşımın özellikle su yolları üzerinden nasıl gerçekleştiğini ve hangi seçeneklerin mevcut olduğunu da rehberimizde bulabilirsiniz. Bu bilgiler, şehri ziyaret ederken zamanınızı en verimli şekilde kullanmanıza yardımcı olacak ve Venedik deneyiminizi unutulmaz kılacak.

Venedik’i keşfetmek, onun labirent gibi sokaklarında kaybolmak ve kanallarında serin bir yolculuk yapmak için bizim Venedik Gezi Rehberimiz en iyi başlangıç noktasınız olacak. Venedik’te yaşayacağınız eşsiz deneyimleri planlamak için bu rehberi mutlaka inceleyin!

Madeira Adası Gezi Rehberi

San Marco’da Gezilecek Yerler

San Marco’da Gezilecek Yerler

San Marco’da Nerede Kalınır?

The St. Regis Venice ($$$): Büyük Kanal’ın büyüleyici manzaralarına ev sahipliği yapan şık bir otel arıyorsanız, The St. Regis Venice ideal bir seçenek. Otel, Venedik’te gezilecek yerlere yürüme mesafesinde konumlanmış olup, tarihi ve turistik noktalara kolay erişim sağlar. Ayrıca, otelin geniş terası, Venedik’in eşsiz manzaralarını seyretmek için mükemmel bir nokta sunar.

The Gritti Palace, a Luxury Collection Hotel ($$$): Santa Maria Salute Kilisesi’nin yanı başında yer alan bu lüks otel, restore edilmiş zarif yapısıyla dikkat çeker. The Gritti Palace, özellikle balayı çiftleri için romantik bir kaçamak sunuyor. Otelin terasından Venedik’in büyüleyici manzaralarına tanık olabilirsiniz.

Palazzo Keller ($$): Venedik’in kalbinde, turistik mekanlara kısa bir yürüyüş mesafesinde yer alan Palazzo Keller, konforlu konaklama imkanı sunar. Otelin keyifli bahçesi ve hoş barı, günün yorgunluğunu atmanız için ideal mekanlar arasında.

Al Theatro Palace ($$): Piazza San Marco’ya sadece birkaç adım uzaklıkta, merkezi bir konumda bulunan Al Theatro Palace, geniş ve konforlu odalarıyla öne çıkar. Otelin terası, Venedik’in canlı atmosferini hissetmek ve kahvaltının tadını çıkarmak için harika bir yerdir.

Bu oteller, Venedik’te gezilecek yerleri keşfederken konaklama için lüks ve konfor arayan ziyaretçiler için mükemmel seçenekler sunar. Her biri, Venedik’in tarihi ve kültürü içinde unutulmaz anlar yaşamanız için kusursuz bir başlangıç noktasıdır.

San Marco Meydanı

San Marco Meydanı

San Marco Meydanı, adını Venedik’in koruyucu azizi olan Aziz Markos’tan almakta olup, şehrin en ikonik ve görkemli meydanı olarak kabul edilir. Bu meydan, Venedik’in sosyal, dini ve politik hayatının merkez üssüdür. Venedik’te gezilecek yerler denildiğinde akla ilk gelen yerlerden biri olan San Marco Meydanı; San Marco Bazilikası, Çan Kulesi, Saat Kulesi ve Palazzo Ducale gibi tarihi ve estetik öneme sahip yapıları bünyesinde barındırır. Hem yerel halkın hem de turistlerin sosyal ve kültürel etkinlikler için buluştuğu bir noktadır.

Meydan, yaklaşık 180 metre uzunluğunda ve 70 metre genişliğinde olup, 9. yüzyılda kurulmuş ve 1100’lü yıllarda günümüzdeki muazzam görünümüne kavuşmuştur. Venedik’in en alçak noktasında yer alan bu meydan, gelgit olayları sırasında zaman zaman sular altında kalabilmekte, ancak bu durum genellikle birkaç saat sürdüğü için şehir yaşamını önemli ölçüde etkilememektedir.

San Marco Meydanı, Venedik’te gezilecek yerler arasında mutlaka ziyaret edilmesi gereken tarihi ve kültürel bir zenginlik sunar. Bu meydan, Venedik’in tarihini, sanatını ve toplumsal yaşamını yansıtan simgesel yapılarla doludur. Venedik ziyaretiniz sırasında San Marco Meydanı’nı keşfetmek, şehrin ruhunu daha yakından hissetmenizi sağlayacak unutulmaz anlar sunacaktır.

San Marco Bazilikası

San Marco Bazilikası, Venedik’in en ikonik yapılarından biri olarak, adını verdiği meydanla birlikte şehrin merkezini süslüyor. Bu etkileyici yapı, Bizans Mimarisi’nin en muhteşem örneklerinden biri olarak kabul edilir. Bazilikanın dikkat çekici kubbeleri, detaylı işlemeleri, zarif kemerleri ve ince işçiliği, meydanın göz alıcı odak noktasını oluşturur. Düka Sarayı ile iç içe geçmiş olan bu yapı, ilk olarak 828 yılında inşa edilmiş, 976’daki bir isyanda zarar görmüş ve 978’de yeniden yapılmaya başlanarak 1092’de tamamlanmıştır.

San Marco Bazilikası, içinde barındırdığı sanat eserleri ve altın yaldızlı Bizans mozaikleri ile de göz kamaştırır. Özellikle, 4. Haçlı Seferi sırasında Konstantinopolis’ten alınan ve bazilikanın üst katındaki sergi alanında sergilenen bronz at dörtlüsü, mutlaka görülmesi gerekenler arasında. Bazilikanın San Marco Meydanı’na bakan terasına çıkan yol, ziyaretçilere büyüleyici manzaralar sunar.

Bazilika, mimari üslubuyla İstanbul’daki Ayasofya’ya benzerlik gösterir. Bu benzerlik, 4. Haçlı Seferi sırasında Ayasofya’yı gören Haçlıların, Venedik’te benzer bir yapı inşa etme fikrini kafalarına koymalarından kaynaklanıyor. Giriş kapısındaki mozaik, şehirde 13. yüzyıldan bu yana korunabilmiş tek mozaik örneği olarak dikkat çeker. Bazilika duvarlarındaki diğer işlemeler ve freskler genellikle Eski Ahit hikayelerini anlatır ve özellikle Aziz Markus’un bedeninin İskenderiye’den Venedik’e getiriliş hikayesi kolaylıkla ayırt edilir.

Bu tür detayları daha iyi anlamak için, biz de katıldığımız rehberli bir tur ile San Marco Bazilikası ve Ducale Sarayı’nı keşfettik. Bu tur, Venedik’te gezilecek yerler arasında zengin bir kültürel deneyim sunarak, bu büyüleyici şehrin tarihine ışık tutuyor.

Palazzo Ducale

Venedik’in en ikonik üç yapısından biri olan ve Gotik tarzının muhteşem örneklerinden Palazzo Ducale, ya da Dükler Sarayı, şehrin tarihine ışık tutan yapılar arasında yer alır. Süslü kemerleri ve sütunları ile dikkat çeken bu yapı, Napolyon’un işgali öncesine kadar Venedik Cumhuriyeti’nin parlamentosuna ev sahipliği yapmıştır. İlk olarak 10-11. yüzyıllarda kale olarak inşa edilen yapı, bir yangın sonucu harap olmuş ve 1100’lü yıllarda yeniden inşa edilerek bugünkü görkemine kavuşmuştur.

Sarayın içerisinde, 25 metre uzunluğunda Avrupa’nın en büyük odalarından biri olan Büyük Konsey Odası bulunmaktadır. Palazzo Ducale, ziyaretçilerine her köşesinde ayrı bir hikaye sunar, ancak bu detaylar ancak bilgili bir rehber eşliğinde tam anlamıyla kavranabilir. Bu nedenle, Dükler Sarayı’nı ve San Marco Bazilikası’nı kapsayan rehberli bir tur, bu tarihi yapıları derinlemesine keşfetmek için idealdir. Eğer zamanınız kısıtlıysa ve rehberli tura katılamayacak durumda iseniz, giriş biletlerinizi önceden almanızı öneririz; böylece uzun kuyruklarda beklemek zorunda kalmazsınız.

Venedik’te gezilecek yerler arasında Palazzo Ducale, ziyaretçilere şehrin zengin tarihini ve sanatsal mirasını yaşatan unutulmaz bir deneyim sunar. Venedik’e yaptığınız ziyarette, bu tarihi sarayın ve San Marco Bazilikası’nın eşsiz güzelliklerini keşfetmek, şehrin ruhunu daha yakından hissetmenizi sağlayacaktır.

Aziz Mark’ın Çan Kulesi (Campanile)

Aziz Mark Çan Kulesi, yani Campanile, San Marco Meydanı’ndaki muazzam yüksekliği ile dikkat çeker ve aslen 9. yüzyıldan kalan San Marco Bazilikası’nın orijinal çan kulesidir. Yaklaşık 100 metre yüksekliğiyle meydanın en yüksek yapısı olan bu kule, geçmişte sadece kilise çanı olarak değil, aynı zamanda yangınlar sırasında uyarı çanı olarak da işlev görmüştür.

Kulenin zirvesine asansörle çıkıldığında, Venedik’in en büyüleyici manzaralarından biri karşınıza çıkar. Bu yükseklikten Kanallar, San Marco Meydanı ve köprüler gibi şehrin önemli simgelerine kuşbakışı bakmak, şehri bütünüyle görebilme şansı sunar ve ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sağlar. Campanile, her gün sabah 09:45’ten akşam 19:00’a kadar ziyarete açıktır ve Venedik’te gezilecek yerler listesinde üst sıralarda yer almalıdır.

Eğer Venedik’i ziyaret ediyorsanız, Aziz Mark Çan Kulesi’ne çıkarak şehrin panoramik manzarasını izleme fırsatını kesinlikle kaçırmamalısınız. Bu tarihi kule, şehrin siluetine hakim olan bir simge olarak, Venedik’in tarihini ve kültürünü yansıtan mükemmel bir noktadır.

St. Mark Saat Kulesi

San Marco Meydanı’nda bulunan ve 15. yüzyılda inşa edilmiş olan Saat Kulesi, Rönesans ve Gotik mimari tarzlarının etkileyici bir kombinasyonunu sergiler. Kule, zarif taş işçiliği ve dikkat çekici detayları ile süslenmiştir. Kuledeki en çarpıcı özelliklerden biri, tepesinde bulunan kanatlı aslan heykelidir. Bu aslan, hem Venedik’in hem de şehrin koruyucu azizi Aziz Markus’un sembolü olarak kabul edilir.

Bu tarihi saat kulesi, yıllar boyunca sadece zamanı göstermekle kalmamış, aynı zamanda ticaret ve denizcilik faaliyetleri için de önemli bir referans noktası olmuştur. Yerel saat dilimi de bu saate göre ayarlanmış, böylece kule, şehrin zamanını belirleyen merkezi bir yapı haline gelmiştir. Günümüzde kule, zengin tarihini sergilediği bir müze olarak hizmet vermektedir ve ziyaretçilere tepesine çıkma fırsatı sunmaktadır. Ancak, kuleye çıkış yalnızca cuma, cumartesi ve pazar günleri 14:00 ile 16:00 saatleri arasında mümkündür.

Saat Kulesi, Venedik’te gezilecek yerler arasında özel bir yere sahiptir ve şehrin tarihine ışık tutan bu yapıyı ziyaret etmek, Venedik’i keşfetme deneyiminizi zenginleştirecek bir etkinlik sunar. Bu büyüleyici saatin hikayesini ve manzarasını keşfetmek, şehrin kültürel ve tarihi dokusunu daha yakından anlamanızı sağlayacaktır.

Ahlar Köprüsü

Ahlar Köprüsü, Venedik’in köprüleri arasında Rialto Köprüsü’nden sonra belki de en meşhur olanıdır. 19. yüzyılda bu adı alarak tarihe geçmiş olan köprü, hüzünlü bir hikayeye ev sahipliği yapmaktadır. Palazzo Ducale’de yargılanıp ömür boyu hapse mahkum edilen tutuklular, bu köprüden geçerken yan binadaki hücrelerine giderken Venedik’in büyüleyici manzarasına son kez bakıp iç çektikleri için bu ismi almıştır. Yapısal olarak kapalı bir plana sahip olan köprü, küçük pencereleri ve kompakt yapısı ile dikkat çeker. Dışarıdan bakıldığında beyaz mimarisi ile oldukça çekici görünse de, taşıdığı hikaye itibariyle Venedik’in en dokunaklı köprülerinden biridir.

Venedik’te gezilecek yerler listesinde öne çıkan Ahlar Köprüsü’nün en iyi fotoğraflanabileceği noktalar ise Ponte della Paglia veya Ponte de Canonica köprüleridir. Bu köprüler, Ahlar Köprüsü’nün etkileyici mimarisini ve ardında yatan hüzünlü hikayeyi en iyi şekilde gözlemlemek ve kaydetmek için ideal yerlerdir.

Ahlar Köprüsü’nü ziyaret etmek, Venedik’in tarihine ve kültürüne dair derinlemesine bir bakış sunar. Bu köprü, sadece bir geçiş yolu değil, aynı zamanda şehrin hüzünlü geçmişine bir pencere açar ve ziyaretçilere şehrin tarihi dokusunu hissettirir. Bu nedenle, Venedik’i ziyaret eden herkes için bu etkileyici köprüyü görmek ve hikayesini öğrenmek kesinlikle tavsiye edilir.

Rialto Köprüsü

Rialto Köprüsü, Venedik’in zamana meydan okuyan simgelerinden biri olarak, şehrin tarihine tanıklık etmiş bir zaman kapsülü gibidir. Yüzyıllar boyunca pek çok olaya direnerek ayakta kalan bu köprü, Venedik’in canlı bir tarih arşivi olarak kabul edilir. Başlangıçta Rialto Pazarı’nın ihtiyaçları doğrultusunda fonksiyonel bir köprü olarak ahşap yapıda inşa edilmiş, ancak gemilerin geçişine olanak tanıyan hareketli yapısı, çeşitli toplumsal olaylar sırasında defalarca zarar görmüş. 1444’te, bir gemi geçiş töreni sırasında çöken köprü, 1500’lerde taş yapı olarak yeniden inşa edilme kararı alınana kadar birkaç kez daha onarılmıştır.

Antonio da Ponte’nin tasarımı olan günümüzdeki Rialto Köprüsü, taş kemerli yapısal özellikleriyle 1588’de inşa edilmeye başlanmış ve 1591’de tamamlanmıştır. Istria taşından yapılan bu köprü, suya ve değişken iklim koşullarına karşı dayanıklılığıyla bilinir. Köprünün üzerinde, Aziz Mark ve Aziz Theodore’u simgeleyen Rönesans esintileri taşıyan işlemeler bulunmaktadır. Rialto, yaklaşık 32 metre uzunluğunda, 7.5 metre yükseklikte ve 8.9 metre genişliğinde olup, üzerinde alışveriş yapabileceğiniz dükkânlarla dolu iki sıra halinde yer alır. Bu yapısıyla, dünyada üzerinde çarşı bulunan dört köprüden biridir.

Köprü, sadece yaya trafiğine açık olup, her iki tarafında dinlenebileceğiniz, bir şeyler yiyip içebileceğiniz sosyal alanlar sunar. Rialto Köprüsü, hem Venedik’in sembollerinden biri olması hem de Büyük Kanal’ın harika manzaralarını sunması nedeniyle ziyaretçiler için popüler bir uğrak noktasıdır. Bu tarihi köprü, Venedik’te gezilecek yerler listesinde kesinlikle üst sıralarda yer almalı ve her Venedik ziyaretçisinin rotasında bulunmalıdır.

T Fondaco dei Tedeschi’nin Manzaralı Terası

San Marco Köprüsü’nün kuzeyinde ve Rialto Köprüsü’nün yanı başında konumlanmış olan T Fondaco dei Tedeschi, Venedik’teki çok katlı ve lüks bir alışveriş merkezidir. Bu yapı eskiden postane olarak kullanılmış olup, günümüzde ise lüks mağazaları ve kahve keyfi yapabileceğiniz alanları ile dikkat çeker. Ancak, asıl ilgi çekici olan kısmı, alışveriş merkezinin muhteşem terasıdır!

T Fondaco dei Tedeschi’nin terasını ziyaret etmek için, önceden online rezervasyon yapmanız gerekmektedir. Bu rezervasyon, özellikle gün batımı saatlerinde büyük Kanal manzarasını kuşbakışı izleyebileceğiniz bu özel yeri ziyaret etme fırsatı sunar. Rezervasyon yaptırdığınızda, seçtiğiniz saat aralığında terasta 15 dakikalık bir zaman diliminiz olacak. Bu kısa süre içinde, Venedik’in büyüleyici manzaralarını panoramik olarak görebilirsiniz. Spontan bir ziyaret planlamak genellikle mümkün olmadığından, bu özel terasa çıkmak için yerinizi önceden ayırtmayı unutmayın.

Bu eşsiz teras deneyimi, Venedik’te gezilecek yerler listesinde mutlaka yer almalıdır. Alışveriş ve lüksün yanı sıra, T Fondaco dei Tedeschi’nin terasından Venedik’in büyüleyici manzarasını seyre dalın ve bu tarihi şehrin güzelliğini panoramik bir perspektiften keşfetme şansını yakalayın

Palazzo Contarini del Bovolo

Palazzo Contarini del Bovolo, Venedik’teki gezimize eklediğimiz en etkileyici sürprizlerden biriydi. Salyangoz şeklindeki sarmal merdivenleri, gördüğümüz en muhteşem merdivenler arasında yer alabilir. Sarayın renkleri, şekilleri ve bahçesi birbiriyle mükemmel bir uyum içinde. Özellikle dışarıdan görülen kemerli sarmal merdivenleri, bu yapıya özgün bir zarafet katıyor ve bu nedenle yapı “Bovolo” yani salyangoz anlamına gelen ismi taşıyor. 15. yüzyılda Giovanni Candi tarafından Contarini ailesi için tasarlanan bu yapı, Venedik’in en dikkat çekici yapılarından biri.

Merdivenlerin en tepesinden Venedik’in çatılarının, Campanile ve San Marco Bazilikası’nın kubbelerinin muhteşem manzaraları seyredilebilir. Umarız sarayın restorasyon çalışmalarına denk gelmezsiniz çünkü bu manzara kesinlikle görülmeye değer. Palazzo’yu her gün 17:30’a kadar ziyaret edebilirsiniz. İçeride dönem dönem çeşitli süreli sergiler düzenleniyor; biz ziyaret ettiğimizde bir çağdaş sanat sergisi mevcuttu.

Bu büyüleyici saray ve onun ikonik merdivenleri, Venedik’te gezilecek yerler listesinde mutlaka yer almalıdır. Palazzo Contarini del Bovolo, sadece mimarisiyle değil, aynı zamanda sunduğu sanatsal etkinlikler ve unutulmaz manzaralarıyla Venedik’teki keşfinizi zenginleştirecek eşsiz bir duraktır.

Museo Correr

Museo Correr, Venedik’in 11 şehir müzesinden biri olarak, San Marco Meydanı’nda ziyaretçilerini ağırlıyor. Müze, Venedik’in zengin kültürel ve sanatsal tarihini yansıtan değerli eserleri sergiliyor. 14. yüzyıldan 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanan geniş bir koleksiyona ev sahipliği yapan bu müze, resim, heykel ve değerli eserler aracılığıyla ziyaretçilere sosyo-tarihsel bir yolculuk sunuyor. Venedik’i daha derinlemesine keşfetmek isteyenler için kaçırılmaması gereken bir yer.

Museo Correr ziyaretiniz sırasında aldığınız bilet, aynı zamanda Marciana Kütüphanesi’ni de ziyaret etmek için kullanılabilir. Bu, Venedik’in sanat ve kültür mirasını keşfederken iki önemli mekanı bir arada ziyaret etme fırsatı sunar. Müze, her gün 10.00 ile 18.00 saatleri arasında açıkken, cuma ve cumartesi günleri ise 23.00’e kadar ziyaret edilebilir.

Museo Correr, Venedik’te gezilecek yerler listesinde öne çıkan, şehrin sanatsal zenginliklerini ve tarihini keşfetmek için mükemmel bir durak noktasıdır. Bu müze, Venedik’in tarihine ışık tutarken, sanatseverlere unutulmaz bir deneyim sunmayı vaat ediyor.

Marciana Kütüphanesi

San Marco Meydanı’ndaki kütüphane, Venedik’te gezilecek yerler arasında öne çıkan, İtalya’nın en köklü halk kütüphanelerinden biridir. 16. yüzyıla dayanan zengin tarihiyle, içinde 1 milyondan fazla kitap, el yazması ve harita barındırır. Nadir eserlerin de bulunduğu bu kütüphanede, Galileo Galilei, Titian ve Veronese gibi tarihi şahsiyetlerin izlerini sürmek mümkün. Eğer Venedik’e yolunuz düşerse, bu büyüleyici atmosferi keşfetmek için en azından birkaç saat ayırmanızı öneririz.

Hafta içi her gün 08:30 ile 18:30 saatleri arasında ziyaret edebileceğiniz bu mekân, hafta sonları ziyaretçilere kapalıdır. Venedik seyahatinizde, San Marco Kütüphanesi’nde geçireceğiniz zaman, şehrin kültürel zenginliğini daha yakından tanımanıza olanak tanıyacak. Bu nadide mekân, Venedik’te mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor.

Accademia Köprüsü

Büyük Kanal üzerinde San Marco ile Dorsoduro bölgelerini birleştiren dört köprüden biri olan Accademia Köprüsü, Venedik’in en önemli geçiş noktalarından biridir. Alfred Neville tarafından başlangıçta çelik malzeme ile inşa edilen köprü, daha sonra yıkılarak yerine, 1930’da geçici olarak ahşap bir köprü kurulmuştur. Ancak bu yapı da zamanla tehlikeli hale gelince, 1985 yılında, önceki tasarımlarına sadık kalınarak yeniden inşa edilmiştir ve bugünkü halini almıştır.

Venedik’te gezilecek yerler listesinin başında gelen Accademia Köprüsü, Büyük Kanal’ın en geniş ve işlek kesimlerinden birinde konumlanmıştır. Bu köprüden manzaralar, James Bond filmlerindeki nefes kesici takip sahnelerini hatırlatır niteliktedir. Köprünün hemen yanındaki kafede oturarak bu eşsiz manzarayı izlemek, Venedik’te unutulmaz anlar yaşamanızı sağlayacaktır. Ayrıca, özellikle gün batımında köprüden çekilecek fotoğraflar, Venedik ziyaretinizin en değerli anıları arasında yer alacak.

Mercatino dell’Antiquariato Campo San Maurizio

Campo San Maurizio’da düzenlenen bu büyüleyici bit pazarı, Venedik’te gezilecek yerler arasında özellikle antika severler için kaçırılmaması gereken bir durak. Pazar, çeşit çeşit nadir ve ilginç eşyalarıyla dolup taşarken, her bir parçanın fiyatı, onun değerine göre değişiklik gösteriyor. Gerçekten değerli buluntulara ev sahipliği yapan bu pazar, hem bir keşif yeri hem de farklı bir deneyim sunuyor.

Pazarın kurulduğu günler sabit değil, yıl içinde belirli dönemlerde ziyaretçilere kapılarını açıyor. Bu nedenle Venedik ziyaretiniz sırasında burayı görmek istiyorsanız, önceden internet sitesinden tarihleri kontrol etmeniz tavsiye edilir. Bu eşsiz pazar, hem alışveriş yapmak hem de keyifli bir yürüyüş yapmak için ideal bir mekân.

Fenice Tiyatrosu


Fenice Tiyatrosu, Venedik’in tarih boyunca birkaç kez kül olup yeniden doğan prestijli opera evlerinden biridir. Adını, kendi küllerinden yeniden doğan efsanevi Feniks kuşundan alır, bu da tiyatronun dirençli tarihini simgeler. İsmi, Anka kuşu olarak da bilinen bu mitolojik figürle özdeşleşir.

Eğer Venedik’te gezilecek yerler arasında yer alan bu ikonik yapıda bir opera veya performans izleme fırsatınız olmazsa bile, tiyatronun iç mimarisinin muazzam görkemini keşfetmek için sesli rehberli bir tur oldukça değerli bir deneyim sunar. Fenice Tiyatrosu’nu ziyaret etmek, Venedik’in kültürel zenginliğini ve tarihi dokusunu daha yakından hissetmek için mükemmel bir fırsat olacaktır.

San Marco’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Gelatoteca Suso, Venedik’in gözde gelato dükkanlarından biri olarak kendini gösteriyor. Bu popüler mekânın önündeki uzun kuyruklar, lezzetinin bir göstergesi. Oturma alanının olmaması, gelatonuzu yürüyüşe çıkarken yemenize olanak tanır, bu da Venedik’te gezilecek yerler arasında keyifli bir deneyim sunar.

Caffè Florian ise San Marco Meydanı’nda, 1700’lü yıllardan kalma bir kafe ve İtalya’nın en eski kafesi olarak bilinir. Neobarok tarzıyla dikkat çeken bu mekan, Venedik atmosferini ziyaretçilerine hissettirirken, biraz lüks ve pahalı bir seçenek sunar. Cafede, atıştırmalıklar ve içecekler eşliğinde canlı klasik müzik dinletileri de yapılmaktadır.

Terrazza Aperol, tatlı bir meydanda yer alan ferah ve huzurlu bir ortam sunar. Akşamüstleri, cicchetti setleriyle hafif bir atıştırmalık molası için idealdir. Bu mekânlar, Venedik ziyaretinizde mutlaka deneyimlemeniz gereken yerler arasında yer alır ve şehrin kültürel zenginliğine katkıda bulunur.

Castello’da Gezilecek Yerler

Castello’da Nerede Kalınır?

Ca’di Dio – Small Luxury Hotel: Castello bölgesinin kalbinde yer alan bu beş yıldızlı otel, lüks spa hizmetleri ve açık büfe kahvaltı seçeneği ile dikkat çekiyor. Ziyaretçilere sunulan üst düzey hizmetlerle, Venedik’te gezilecek yerler listesindeki yoğun bir günün ardından dinlenmek için ideal bir seçenek sunar.

Hotel Ai Cavalieri di Venezia: Venedik’in merkezinde konumlanan bu otel, antika mobilyaları ve tarihi atmosferi ile öne çıkar. Güzel bir açık alana sahip olan otel, şehrin tarihi dokusunu yansıtan zarif bir konaklama deneyimi sunar.

Hotel Colombina: St. Mark’ın çan kulesi ve Palazzo Ducale’ye bakan manzaralı üst kat odaları ile bilinen bu otel, klasik İtalyan tarzındaki mobilyalarıyla dikkat çeker. Evcil hayvan dostu olan bu otel, aileler ve evcil hayvanları ile seyahat edenler için idealdir.

Bu oteller, Venedik ziyaretiniz sırasında konforlu ve stil sahibi bir konaklama deneyimi arayanlar için mükemmel seçenekler arasında yer alır.

Libreria Acqua Alta


Libreria Acqua Alta, hem Venedik’in hem de dünyanın en benzersiz kitapçılarından biri olarak kabul edilir. Adını İtalyanca’da “yüksek su” anlamına gelen kelimeden alan bu kitapçı, sık sık yaşanan su baskınlarına rağmen 2004 yılında Luigi Frizzo tarafından açılmıştır ve o günden bu yana ayakta kalmayı başarmıştır. Kitapçı, 150 binden fazla kitap, kartpostal, fotoğraf ve çeşitli hatıra eşyalarıyla doludur.

Libreria Acqua Alta’nın en ilgi çekici yönlerinden biri, kitapların sunum şeklidir. Burada, kitaplar su baskınlarından korunmak amacıyla yerden yüksek tutulmak için gondolların ve küvetlerin içinde sergilenir. Kitapçının arka avlusunda dinlenme, Instagram için fotoğraf çekme noktaları ve kanal manzarasının keyfini çıkarabileceğiniz alanlar bulunmaktadır. Venedik’te gezilecek yerler listesinde mutlaka yer alması gereken bu kitapçı, şehrin kültürel dokusunu yansıtan bir mekan olarak ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunar.

Museo di Palazzo Grimani

Palazzo Grimani, Venedik’in zamanında Doçe’lerin yaşadığı görkemli palazzolarından biri olarak bilinir. 16. yüzyılda Grimani Ailesi tarafından inşa edilen bu saray, şehrin en iyi korunmuş yapısı olma özelliğini taşır ve günümüzde çeşitli süreli sergilerin yer aldığı bir müze olarak hizmet vermektedir. Palazzo’nun en etkileyici bölümü ise, Rönesans Dönemi’nin büyüleyici eserlerini barındıran Tribuna odasıdır. Burada, Grimani Ailesi’nin heykel koleksiyonu sergilenmekte ve Rönesans heykeltraş ustalarının yaratıcı dokunuşları ziyaretçileri adeta büyülemektedir.

Palazzo Grimani, Venedik’te gezilecek yerler listesinde öne çıkan, kültürel bir zenginlik sunan bir durak olarak dikkat çekiyor. Müze, pazartesi günleri hariç haftanın her günü ziyaret edilebilir ve Venedik’in sanat ve tarihine ışık tutan bu mekan, şehri ziyaret edenler için kaçırılmaması gereken eşsiz bir deneyim sunar.

Riva degli Schiavoni

Rive degli Schiavoni, Venedik’in en ünlü rıhtımlarından biri olarak, şehrin tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan ideal bir yürüyüş rotası sunar. San Zaccaria vapur iskelesinden başlayarak, San Marco Meydanı’na kadar uzanan bu rıhtım, Venedik’in ikonik binaları, gondolları ve büyüleyici atmosferi ile ziyaretçilere şehrin ruhunu hissetme fırsatı verir. Aynı zamanda, Burano, Murano ve Torcello gibi çevre adalara giden teknelerin kalkış noktası olmasıyla da önem taşır.

Bu eşsiz rıhtım, Venedik’te gezilecek yerler listesinde mutlaka yer almalıdır. Rive degli Schiavoni boyunca yapacağınız yürüyüş, sizi şehrin kalbine götürecek ve unutulmaz manzaralar eşliğinde Venedik’in büyüsünü derinden hissetmenizi sağlayacak. Bu güzel yürüyüş rotası, Venedik’i ziyaret eden herkes için önerilen duraklardan biri olmalıdır.

Vivaldi Kilisesi

San Zaccaria Rıhtımı’na muhteşem bir estetik katan ve aslen Santa Maria della Pieta olarak bilinen bu kilise, Vivaldi’nin burada görev yapması nedeniyle bu ismi almıştır. Mimari açıdan birçok kez restore edilmiş olmasına rağmen, hala büyüleyici bir güzelliğe sahiptir. Kilisede düzenlenen Vivaldi konserleri, müzik ve tarih severler için Venedik’te gezilecek yerler arasında unutulmaz bir deneyim sunar.

Santa Maria della Pieta Kilisesi, Vivaldi’nin mirasını yaşatmakla kalmaz, aynı zamanda ziyaretçilere şehrin sanatsal ve tarihi zenginliğini keşfetme fırsatı verir. Venedik ziyaretinizde, bu etkileyici yapıyı ve bir Vivaldi konserini deneyimlemek, şehrin kültürel dokusunu daha yakından hissetmenizi sağlayacak.

Arsenale

Arsenale, Venedik’in tarihi deniz gücünün kalbi olarak kullanılmış eski bir tersane bölgesidir. Bugün ise, her iki yılda bir düzenlenen Venedik Sanat Bienali’ne ev sahipliği yaparak sanat ve kültür merkezi olarak ön plana çıkmaktadır. Bu geniş tersane kompleksi, gemi yapımhaneleri ve depolar gibi tesisleri içinde barındırır. Tüm alan, Venedik’in simgesel mimarisi ve tarihi değeri ile UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır.

Arsenale çevresindeki kanallar boyunca yapacağınız yürüyüşler, bu korunmuş bölgenin tarihini ve güzelliğini keşfetmek için mükemmel bir fırsattır. Venedik’te gezilecek yerler arasında Arsenale, hem tarih meraklılarına hem de sanatseverlere hitap eden bir durak olarak öne çıkar. Venedik ziyaretiniz sırasında bu tarihi bölgeyi keşfetmek, şehrin zengin denizcilik mirasını daha yakından anlamanıza olanak tanıyacaktır.

Parco delle Rimembranze


Parco delle Rimembranze, Venedik’in koşturmacasından bir nefes almak isteyenler için ideal, sakin ve turistik olmayan bir yeşil alan sunar. Bu park, şehrin dar sokaklarına kıyasla oldukça geniş bir mekan olarak dikkat çeker ve burada bir pazar gününü gün batımını izleyerek geçirmek, huzurlu bir deneyim vaat eder. Parco delle Rimembranze’de doğayla iç içe yürüyüşler yapabilir, piknik yapabilir ya da kitabınızı okuyarak sakin bir gün geçirebilirsiniz.

Venedik’te gezilecek yerler arasında yer alan bu park, şehir hayatının hızından uzaklaşmak ve doğanın tadını çıkarmak isteyenler için mükemmel bir alternatif sunar. Şehrin merkezine yakın olmasına rağmen, Parco delle Rimembranze, ziyaretçilere geniş ve açık alanlarıyla ferah bir soluklanma noktası sağlar. Venedik’teki ziyaretiniz sırasında bu doğal güzelliklerle dolu parka uğramak, şehrin farklı yönlerini keşfetmenize olanak tanır.

Castello’dan Yeme-İçme Önerilerimiz


Taverna Scalinetto: Ricotta peynirli ve ıspanaklı ravioli ile damakları şenlendiren bu samimi İtalyan restoranını çok beğendik. Venedik’teki otantik yemek deneyimleri için mükemmel bir seçenek.

Ristorante Al Barbacani: Kanala bakan penceresi ile Instagram’da oldukça popüler olan bu restoran, turistik olmasına rağmen fotojenik manzaralarıyla dikkat çekiyor. Venedik’te gezilecek yerler arasında, özellikle sosyal medya meraklıları için ideal bir durak.

Osteria alle Testiere: Venedik’in en sevilen deniz mahsulü restoranlarından biri olarak ün kazanmıştır. Hem yerel atmosferi hem de leziz menüsü ile dikkat çeker. Rezervasyon için web sitesini ziyaret etmeniz gerekiyor, özellikle Venedik’in meşhur moeche yengecini denemek istiyorsanız.

Dal Moro’s: Taze makarnanızı alıp, kanal kenarında gondolları izlerken yiyebileceğiniz harika bir al götür makarnacı. Çeşit çeşit makarnaları kağıt pakette sunmasıyla bilinir.

Farini: Şehrin en lezzetli fırını olarak bilinen Farini, erken saatlerde açılır. Otelinizde kahvaltı servisi yoksa, taze kruvasanlar ve Focaccia’lar için mükemmel bir tercih.

Gelato Gallonetto: Şehrin en ünlü ikinci dondurmacısı olarak, genellikle yoğun olmakla birlikte, yoğun saatler dışında daha sakin bir zamanda yakalarsanız tadını çıkarabilirsiniz.

VizioVirtù: Venedik’in ünlü çikolatacısı, şehirdeki tatlı tutkunları için vazgeçilmez duraklardan biridir.

Bu gastronomik duraklar, Venedik ziyaretinizde hem damak tadınıza hitap edecek hem de şehrin kültürel zenginliğini deneyimlemenize olanak tanıyacak.

Caffè La Serra, Serra dei Giardini içinde yer alan benzersiz bir kafedir. Gerçek bir sera ortamında, çevrenizi saran bitkiler ve camdan süzülen güneş ışığı altında kendinizi canlandırabilirsiniz. Bu ferah mekan, kahvenizi tatlı eşliğinde yudumlamak için ideal bir ortam sunar. Ayrıca, serada düzenlenen bitkilerle ilgili bilgilendirici atölye ve etkinlikler, doğa ile iç içe olmayı seven ziyaretçiler için harika bir fırsat. Eğer doğayla daha yakından bir bağ kurmak istiyorsanız, bu etkinliklere katılmak için Caffè La Serra’yı ziyaret etmelisiniz.

Dorsoduro’da Gezilecek Yerler

Dorsoduro’da Nerede Kalınır?

Il Palazzo Experimental: Rialto Köprüsü’ne sadece 20 dakika yürüme mesafesinde yer alan bu otel, kanala bakan keyifli bir bahçe sunar. Şehrin merkezine yakınlığı ve doğal güzellikler içindeki konumuyla dikkat çeker.

Palazzo Veneziano – Venice Collection: Peggy Guggenheim Koleksiyonu sanat müzesine yürüme mesafesinde bulunan bu otel, bazı odalarında özel teras ve jakuzi imkanları sunarak konforlu bir konaklama deneyimi vaat eder. Ayrıca zengin açık büfe kahvaltı seçenekleriyle gününüze enerjik bir başlangıç yapmanızı sağlar.

Guggenheim Luxury Suites By Bricola Apartments: Modern mobilyaları ve yüksek tavanlarıyla dikkat çeken bu ferah daire, açık renklerle tasarlanmış ve tam donanımlı mutfak sunmaktadır. Bu daire, Venedik’te evinizdeki rahatlığı arayanlar için ideal bir seçenektir.

Bu konaklama seçenekleri, Venedik’te gezilecek yerler listesindeki bir sonraki ziyaretiniz için mükemmel alternatifler sunar, şehrin tarihini ve kültürünü keşfederken konfor ve şıklıktan ödün vermek istemeyenler için idealdir.

Peggy Guggenheim Collection

Peggy Guggenheim Collection, dünya çapında tanınan sanat koleksiyoneri Marguerite (Peggy) Guggenheim’ın kişisel koleksiyonuna ev sahipliği yapmaktadır ve Venedik’teki ziyaretiniz sırasında mutlaka görmeniz gereken müzelerden biridir. Müze, Titanik felaketinde hayatını kaybeden Benjamin Guggenheim’in kızı ve ünlü iş insanı ve sanat koleksiyoncusu Solomon R. Guggenheim’ın yeğeni olan Marguerite Guggenheim tarafından kurulmuştur. 1980 yılında açılan bu müze, Büyük Kanal üzerindeki eşsiz ve çarpıcı mimarisiyle dikkat çeker.

Müze, 20. yüzyılın önde gelen sanatçılarının eserlerini barındırır; Pablo Picasso, Salvador Dali, Andy Warhol, Jackson Pollock, Wassily Kandinsky gibi isimlerin yanı sıra, sürekli genişleyen koleksiyonuyla modern sanat eserlerine de yer vermektedir. Ayrıca, müze süreli özel sergiler düzenleyerek sanat dünyasının çeşitli isimlerini keşfetme fırsatı sunar.

Peggy Guggenheim Collection, Salı günleri hariç haftanın diğer günleri 10.00-18.00 saatleri arasında açıktır. Venedik’te gezilecek yerler arasında öne çıkan bu müzeye, ziyaretinizi kolaylaştırmak için giriş biletlerinizi online olarak da satın alabilirsiniz. Bu özel koleksiyon, sanatseverler için Venedik’te unutulmaz bir deneyim vaat eder.

Gallerie dell’Accademia

Gallerie dell’Accademia, Venedik’te sanat ve tarih tutkunları için kaçırılmaması gereken, prestijli bir sanat müzesidir. 18. yüzyıldan itibaren zengin sanat koleksiyonlarına ev sahipliği yapan bu müze, özellikle Rönesans dönemi sanatına ilgi duyanlar için bir cennettir. Botticelli, Tiziano, Veronese, Tintoretto ve Canaletto gibi ünlü İtalyan ressamlarının başyapıtları burada sergilenmektedir.

Müze, Orta Çağ’dan kalma bir manastır binasında yer alır ve Rönesans mimarisinin etkileyici örneklerini barındırır. Venedik’te gezilecek yerler arasında önemli bir yere sahip olan Gallerie dell’Accademia, haftanın her günü 08.15-19.15 saatleri arasında ziyaret edilebilirken, yalnızca Pazartesi günleri 14.00’te kapanır.

Eğer Venedik’teki sanat rotanızda Peggy Guggenheim Collection öncelikli tercihiniz olduysa, Gallerie dell’Accademia’yı da mutlaka ziyaret etmenizi öneririm, özellikle Rönesans sanatına olan ilginizi daha da pekiştirecektir. Bu müze, şehrin kültürel ve sanatsal zenginliklerini keşfetmek isteyen herkes için mükemmel bir durak sunar.

Santa Maria della Salute Bazilikası

Santa Maria della Salute Bazilikası, Venedik’in en etkileyici yapılarından biri olarak dikkat çekiyor. Barok mimarinin muazzam örneklerinden biri olan bu bazilika, halk arasında “La Salute” yani “sağlık” olarak da anılır. 17. yüzyılın sonlarında, korkunç bir veba salgınından sonra şehrin üçte birini kaybeden Venedik halkının umutlarını yeşertmek amacıyla inşa edilmiştir. Bu muhteşem yapı, halkın salgından kurtulmasına vesile olacağına ve Meryem Ana’nın korumasını sağlayacağına inanılarak adanmıştır.

Bazilikanın tasarımı, ünlü mimar Baldassare Longhena tarafından yapılmıştır. Özellikle merdivenlerle çıkan ana girişi ve kubbesi ile göz kamaştırır. İç mekanı, Tintoretto, Titian, Veronese gibi birçok ünlü Venedikli ressamın eserleriyle süslenmiş olup, sanatseverler için adeta bir görsel şölen sunar. Ayrıca, bazilikanın kubbesine çıkan merdivenlerden muhteşem Venedik manzarasını seyretmek mümkündür.

Venedik’te gezilecek yerler listesinde öne çıkan Santa Maria della Salute Bazilikası, şehrin tarihine ve sanatsal mirasına ışık tutan önemli bir duraktır. Bu görkemli bazilika, hem tarih meraklılarına hem de sanat tutkunlarına unutulmaz anlar yaşatacaktır.

Squero di San Trovaso

Squero di San Trovaso, Dorsoduro bölgesinde yer alan geleneksel bir gondol tersanesidir ve 17. yüzyıldan bu yana faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu tarihi tersane, ustalarının el becerileri ve geleneklere bağlı kalınarak üretilen, tamir edilen ve süslenen el yapımı gondollarıyla Venedik’in denizcilik tarihine ışık tutar. Hala aktif olarak çalışan nadir tersanelerden biri olan Squero di San Trovaso, ziyaretçilere şehrin zengin denizcilik mirasını keşfetme fırsatı sunar.

Venedik’te gezilecek yerler arasında özel bir yere sahip olan bu tersane, hem tarih severlerin hem de denizcilik ve el sanatlarına ilgi duyanların ilgisini çekecektir. Squero di San Trovaso, Venedik’in geleneksel gondol yapım sanatını gözler önüne seren ve şehrin kültürel dokusunu yansıtan canlı bir tarih dersi sunar. Bu benzersiz deneyim, Venedik ziyaretiniz sırasında kaçırılmaması gereken duraklardan biridir.

Campo Santa Margherita

Campo Santa Margherita, Venedik’in Dorsoduro bölgesinde bulunan, restoranlarla çevrili canlı ve enerjik meydanlarından biridir. Bu meydan, hem yerel halkın hem de turistlerin sıklıkla uğradığı popüler bir buluşma noktasıdır. Özellikle öğrencilerin yoğun olduğu bu alan, şehrin sosyal yaşamının kalbinde yer alır.

Chiesa Parrocchiale di San Pantalon

San Pantalon Kilisesi, Venedik’te 17. yüzyılda Maniyerist ve Barok tarzlarında inşa edilmiş etkileyici bir dini yapıdır. Kilisenin iç mekanı, olağanüstü freskleriyle ünlüdür. En dikkat çekici fresk, Rocco Marconi tarafından yapılmış ve kilisenin tabanını 445 metrekarelik bir alanı kaplayan büyük kubbe freskidir. Bu fresk, Aziz Pantalon’un mucizelerini canlandırır ve ziyaretçilere görsel bir şölen sunar. Ayrıca, kilise Gian Antonio Fumiani tarafından yaratılan “Saint Pantalon’un Mucizeleri” serisine de ev sahipliği yapmaktadır.

Venedik’te gezilecek yerler arasında yer alan San Pantalon Kilisesi, şehrin dini ve kültürel tarihine derinlemesine bir bakış sunar. Kilise, haftanın çoğu günü 10.00-12.30 ve 15.30-18.00 saatleri arasında ziyaretçilere açıktır, ancak cuma günleri kapalıdır. Bu muhteşem kilise, Venedik’in zengin sanatsal mirasını keşfetmek isteyen herkes için kaçırılmaması gereken bir durak olarak öne çıkar.

Dorsoduro’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Osteria Al Squero, tarihi dokusunu ahşap klasik barıyla koruyan ve akşamüstü ya da iş çıkışı yerel halkın da uğrak yeri olan sevilen bir cicchetteria’dır. Özellikle Cicchetti’leri ile tanınır ve pazar günleri kapalıdır. Diğer günler saat 20:30’a kadar, cumartesileri ise 15:00’e kadar açıktır.

Bar Alla Toletta, taş duvarları ve ahşap sandalyeleriyle otantik ve samimi bir atıştırmalık barıdır. Çeşitli sandviç seçenekleriyle öne çıkar.

Pizza al Volo, dilim veya bütün pizza seçenekleriyle hizmet veren, gece geç saatlere kadar açık olan bir pizzacıdır.

Osteria Ai Pugni, küçük bir şarap evi atmosferinde, pek çok cicchetti çeşidi sunan daha lokal ve salaş bir mekandır.

Osteria Enoteca Ai Artisti, daha özenli ve sakin bir yemek deneyimi arayanlar için şık bir restorandır.

Cantine del Vino già Schiavi, taze ve lezzetli cicchetti ve atıştırmalıklar sunan, lokal ve salaş bir yerdir. Pazar günleri kapalı olup, cumartesileri 15:30, diğer günlerde ise 20:30’da kapanır.

Gelateria il Doge, bölgenin sevilen Gelato’cusu olup, sabah erken saatlerde açılır ve gece yarısına doğru kapanır.

Bu mekanlar, Venedik’te gezilecek yerler listesindeki gastronomi rotanız için mükemmel seçenekler sunar ve şehrin yerel lezzetlerini keşfetmek isteyen herkes için ideal duraklardır.

Cannaregio’da Gezilecek Yerler

Cannaregio’da Nerede Kalınır?


Ca Zulian Venice: Venedik’in büyüleyici atmosferini yansıtan bu şık otel, bazı odalarında balkon veya küvet gibi lüks seçenekler sunar. Kanal manzarasına sahip odalar ve keyifli vakit geçirmek için ideal olan otel terası, ziyaretçilere unutulmaz anlar vaat eder.

Radisson Collection Hotel: Rialto Köprüsü ve San Marco Bazilikası gibi ikonik yerlere yakınlığı ile dikkat çeken bu 5 yıldızlı otel, modern döşenmiş odalarıyla konforlu bir konaklama deneyimi sunar. Bahçe manzaralı odaları, şehrin kalbinde doğayla iç içe bir atmosfer sağlar.

Ca’ Bonfadini Historic Experience: 16. yüzyıldan kalma tarihi bir binada yer alan bu otel, dönemin dokusunu yansıtan zarif odaları ile öne çıkar. Kanal manzarası sunan odalar ve isteğe bağlı odaya kahvaltı servisi, konuklara hem tarihle hem de konforla dolu bir konaklama deneyimi sunar.

Bu oteller, Venedik’te gezilecek yerler arasında konaklamak için mükemmel seçenekler sunarak, şehri keşfetmek isteyen ziyaretçilere hem tarihi hem de modern lüksü bir arada yaşama imkanı verir. Her biri, Venedik’in zengin tarihini ve modern konforunu bir arada sunan benzersiz konaklama deneyimleri vaat eder.

Ca’ d’Oro

Ca’ d’Oro, Büyük Kanal üzerinde yükselen ve şehrin en ünlü gotik tarzda saraylarından biridir. Venedik Gotiği’nin zarif bir örneği olan bu yapı, güzel balkonuyla geçenleri büyüler ve dikkatleri üzerine çeker. “Altın Ev” anlamına gelen Ca’ d’Oro, 1428-1430 yılları arasında Contarini ailesi tarafından inşa edilmiştir. Tam adı ‘Palazzo Santa Sofia’ olan bu saray, Rönesans Dönemi’nin önemli yapılarından biri olarak kabul edilir. 1797’de Venedik Cumhuriyeti’nin yıkılmasıyla birçok kez el değiştiren saray, 19. yüzyılda restore edilmiş ve sonrasında hükümete bırakılmıştır.

Şu anda Titian, Bellini, Van Dyck gibi ustaların eserlerini ve 15. ile 16. yüzyıllardan kalma sanat koleksiyonunu barındıran Ca’ d’Oro, Venedik’in zengin tarihine ve sanatsal mirasına ev sahipliği yapmaktadır. Sanatseverler için bir cennet olan bu saray, her ayın son pazar günü ücretsiz ziyarete açıktır. Venedik’te gezilecek yerler arasında yer alan Ca’ d’Oro, sadece sanat koleksiyonuyla değil, balkonundan sunulan nefis Venedik manzaraları için de ziyaret edilmeye değerdir.

Fondamenta de la Misericordia

Fondamenta de la Misericordia, Venedik’in en otantik bölgelerinden biri olarak dikkat çeker. Bu canlı sokak, iş çıkışında barlara uğrayıp günün yorgunluğunu atmak veya pazar günleri arkadaşlarla buluşmak isteyen yerel halkın gözde mekanlarından biridir. Kanal boyunca dizilen birçok restoran, kafe ve bar, ziyaretçilere geniş yelpazede yeme içme seçenekleri sunar.

Bu bölge, Venedik’te gezilecek yerler arasında özellikle sosyal yaşamı ve yerel kültürü deneyimlemek isteyenler için idealdir. Fondamenta de la Misericordia, gerçek Venedik atmosferini hissetmek ve şehrin gündelik yaşantısına dâhil olmak isteyen ziyaretçiler için kaçırılmaması gereken bir duraktır. Bizim bu canlı sokaktaki favori restoran ve bar önerilerimizi ise aşağıdaki yeme-içme bölümünde bulabilirsiniz.

Ca ‘Macana Atelier


Karnaval maskeleriyle süslü vitriniyle dikkat çeken Ca ‘Macana Atelier, 1984 yılından bu yana Venedik Karnavalı için geleneksel yöntemlerle maskeler üretiyor. Bu kaotik dükkan, içerisinde her köşeden bir şeylerin çıktığı bir hazine gibi; ancak tasarımların çalınıp kopyalanmaması için fotoğraf çekmek yasaktır. Burada bir atölye çalışmasına katılarak ünlü Venedik maskelerinin nasıl yapıldığını öğrenebilir, her maskenin anlamını ve tarihsel arka planını keşfedebilir ve kendi maskenizi tasarlama şansı bulabilirsiniz.

Venedik’te gezilecek yerler arasında özel bir yere sahip olan Ca ‘Macana Atelier, şehrin zengin kültürel mirasını deneyimlemek isteyenler için kaçırılmayacak bir duraktır. Bu atölye, sanatseverlerin ve yaratıcı ruhların ilgisini çekecek bir atmosfere sahiptir ve Venedik’in eşsiz sanatını yakından tanıma fırsatı sunar.

Gianni Basso Stampatore

Gianni Basso Stampatore, adını kurucusundan alan ve geleneksel tipo baskı tekniği ile kart, pul, etiket, kartpostal ve kartvizit gibi pek çok ürünü basan nostaljik bir matbaadır. Bu çekici zanaat atölyesi, Venedik’in kalbinde, Gianni Basso ve deneyimli ekibi tarafından işletilmeye devam edilmektedir. Hafta içi her gün 09.00-13.00 ve 14.00-18.00 saatleri arasında açık olan bu matbaa, cumartesi günleri ise 09.00-12.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Pazar günleri ise ekip dinlenme gününü geçirir.

Venedik’te gezilecek yerler arasında farklı bir deneyim arayanlar için Gianni Basso Stampatore, şehrin sanatsal ve tarihi dokusunu yansıtan eşsiz bir duraktır. Bu matbaa, geleneksel baskı sanatını koruyarak ziyaretçilere nostalji dolu bir atmosfer sunar ve Venedik’in zengin kültürel mirasının bir parçasını keşfetmek isteyen herkes için mükemmel bir seçenektir.

Despar Theatro Italia

Gezerken Theatro Italia’nın önünden geçen ve elinde alışveriş poşetleriyle dolaşan insanları gördüğünüzde şaşırmayın; bu yer adı tiyatro olsa da aslında bir süpermarket! Eski bir tiyatro binasını andıran bu özgün mekânda alışveriş yapmak, kesinlikle alışılmadık ve keyifli bir deneyim sunuyor. Rüya gibi bir tiyatro salonunda market rafları arasında dolaşmak, sıradan bir alışverişi bile unutulmaz kılar.

Bu süpermarket, Venedik’te gezilecek yerler listesinde özel bir yer tutar ve kesinlikle görmeye değerdir. Alışveriş yaparken bir tiyatro salonunun büyüsünü yaşamak isteyenler için Theatro Italia, şehrin en otantik ve ilginç deneyimlerinden birini sunar. Bu benzersiz mekanı ziyaret etmeyi atlamayın!

Cannaregio’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Vino Vero, Fondamenta de la Misericordia’daki popüler duraklardan biridir. Geniş bir menü sunmasa da, çeşitli atıştırmalıkları ile dikkat çeker. Bu mekan, bölgedeki yerel lezzetleri denemek isteyenler için mükemmel bir seçenektir.

Ristorante Levante, yine Fondamenta de la Misericordia’da yer alan, huzurlu bir şarap evi atmosferine sahiptir. Burada aperatiflerin yanı sıra daha doyurucu yemek seçenekleri de bulabilirsiniz, bu da akşam yemeği için ideal bir ortam sunar.

Oficina Ormesini, modern ve şık bir atmosferde yemek yemek isteyenler için harika bir alternatiftir. Özellikle deniz mahsülleri ağırlıklı menüsü ile öne çıkar ve sofistike bir yemek deneyimi vaat eder.

İlginizi Çekebilir

Bültenimize Katılın!

Adaların sırlarını keşfet, gezi rotalarını planla ve eşsiz deneyimlere doğru yola çık! Ücretsiz bültenimize kaydol, unutulmaz seyahatleri kaçırma...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir